doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2016

Baran'a Kavuşma Hikayem

Doğum, en büyük mucize. Kaan'ı kollarıma aldığımda iliklerime kadar hissettiğim tek şey buydu...



9 ay aynı bedeni paylaşmak, onu içinde büyütmek, aynı bedende çarpan iki kalp, bedenine dokunduğunda ona dokunuyor olma hissi ve tüm varlığınla içinde büyüttüğün o meleği 9 ay sonra kucağına almak... Normal doğumla Kaan'ı kucağıma aldığımda, Onu dünyaya getirdiğim her anı hissetmek inanılmaz bir duyguydu... Doğumdan çıktıktan sonra,  nasıl geçti diye soran herkese bir daha hamile kalırsam yine normal doğum yaparım dedim!

Baran'a hamile olduğumu öğrendiğimde herşey yolunda giderse hiç düşünmeden normal doğum yapacağımı söyledim. Çok şükür ki hamileliğimde herşey yolunda gitti ve son haftalarda artık her an doğum olabilir diye beklemeye başladık. Baran'a hamileliğimi, ilk hamileliğimle çok farklı geçirdim, içimden bir ses doğumumun da çok farklı olacağını söylüyordu. Kaan 40 haftayı doldurmuş, 41. haftada suni sancı müdehalesi ile dünyaya gelmişti. Baran'ın ise gecikmeyeceğini, biz müdahele etmeden zamanı gelince kendiliğinden geleceğini hissediyordum. Her hamilelik, her doğum çok farklıymış. Hamileliğimin 38. Haftasında gittiğim doktor kontrolümde, doktorum bu hafta içinde doğurma olasılığın %50 demişti, biraz heyecanlanmadım değil aslında ama çok ihtimal vermiyordum, içimden bir ses daha değil diyordu.

Şehir dışında bizden haber bekleyen ailelerimizi bu haberle biraz heyecanlandırmıştım aslında ama Kaan’ın 40. haftadan sonra doğmuş olması, herkesi biraz rahatlatıyordu, sanki bu bebek de o haftalarda doğacak hissine kapılmışlardı.

10 Temmuz 2015

Lohusa Psikolojisi

Sevgili Lohusa,
9 ay heyecanla, merakla, sabırsızlıkla beklediğin mucizene sonunda kavuştun, o mis kokulu bebeğini koynuna aldın, artık anne oldun, belki de bu dünyada sahip olabileceğin en güzel sıfata sahipsin artık, anne'sin!...



Doğum sonrasında psikolojik olarak doğumun ve doğum sonrasının getirdiği değişikliklerden etkilenmen çok normal. İlk doğumunsa sudan çıkmış balığa dönebilirsin, ikinci doğumunsa bir anne olarak sorumluluğun daha fazla artmış ve sen kendini büyük oğluna/kızına ihanet ediyormuş gibi hissediyor olabilirsin.
Dahası, kendini yorgun, endişeli, huzursuz, mutsuz hissedebilirsin, yetemeyeceğim duygusu sen alaşağı ediyor olabilir.
Duygusal olarak gel gitler yaşıyor olabilirsin, çok mutluyken birden hıçkıra hıçkıra ağlayabilirsin, en yakınlarına kırılıp, alınabilirsin, sorumluluklarının arttığını düşünerek ben nasıl kalkacağım tüm bunların altından hissine kapılabilirsin, bu seni herşeye karşı genel bir isteksizliğe mahkum edebilir, düşünmekten uykuların kaçabilir, ya da yorgunluktan her fırsatta başını koyup uyumak isteyebilirsin.
Kendini değersiz hissedebilirsin, özgürlüğünün elinden alındığı hissine kapılabilirsin, fazla kilolarına takılıp kendini dünyanın en çirkini hissedebilirsin. Yorgunluktan sinirlerin çok yıpranmış, zayıflamış olabilir, eşinin işten gelip ''Canım nasıl geçti bugün? Bebek nasıl?'' sorusu karşısında çılgınca ağlamaya başlayabilirsin!

13 Ocak 2015

Oğlum'a, Kaan'ıma...



Her erkek düşkündür annesine. Hayata gözlerini açtığı andan itibaren gördüğü ilk kadın, kokusunu doyasıya içine çektiği ilk kadın olduğu için belki de...


Erkekler annecidir, doğru. Biz de öyleyiz oğlumla, bu düşkünlüğü de o kadar hoşuma gidiyor ki.... Düşkünlüğün ötesinde hatta, aşk dolu sevgi dolu...
O, minik elleriyle bir tutar ki yanaklarımı sımsıkı, şöyle sabitler başımı, bir bakar gözlerimin içine çok derinlerine, sonra bir de bir öper beni, elim ayağım kesilir, içim, kalbim sızlar işte o an... Kesinlikle tarifi olmayan bir sevgi bu, adını koyamadığım...

21 Nisan 2014

Hastane Çantası


Doğum çantan hazır mı??? Erken doğum riskine karşı hastane çantan en geç 32.hafta hazır olsun tamam mı?? Nee 36.haftadasın ama hala doğum çantanı hazırlamadın mı??? Doğum çantanı hazırla ve evde kapıdan çıkarken hemen alınabilecek bir yere koy , hatta şimdiden arabanın bagajına at daha garanti olsun tamam mı? Soruları tanıdık geldi mi? J bu sorularla hamileliğin son döneminde sıklıkla karşılaşabilirsin.  Hamileliğim boyunca en çok stres olduğum konuydu bu doğum çantası hazırlığı.. Neler olmalıydı çantamda ve çok mu geç kalıyordum hazırlamakta??

Doğumdan sonra oğlumla daha fazla vakit geçirebilmek için yasal olan son zamana kadar çalışmıştım. 37.haftamda doğum iznime ayrıldım ve hızla en başta doğum çantamın eksikleri olmak üzere tüm eksiklerimi tamamlamaya başladım. Daha önce doğum yapmış arkadaşlarımın tecrübelerini almış, benimle birlikte hamile olan arkadaşlarımla ihtiyaç listeleri paylaşımları yapmıştık. Detaylı bir araştırmada yapmıştım nihayet listem son haline gelmişti. Peki, neler olmalıydı bu doğum çantasında???

Hastaneler de belli birtakım ihtiyaçları karşılıyor fakat ben ne olur ne olmaz herşeyim yanımda olsun diye tüm ihtiyaçlarımı çantamda yanıma almıştım. İhtiyaç listenizi anne ve bebek olarak ikiye ayırabilirsiniz..

24 Mart 2014

Dogum Hikayem



Hamileliğimin 37. Haftasında heyecanla beklediğim doğum iznime ayrılmıştım. Doğuma kadar olan son 3 haftaya neler sığdırmayı planlıyordum neler! Hastane çantam için bazı eksiklerim vardı onları tamamlıycaktım, arkadaşlarımla sabah kahvaltılarına gidecek, bol bol gezicek, yürüyüş yapıp, dinlenecektim. Çok telaşlıydım, sanki hemen doğuracakmışım gibi bir hisse kapılmıştım, hazırlıksız yakalanmaktan korkuyordum. Oğlumla sürekli erken gelmemesi için konuşuyordum, henüz doğuma hazır olmadığımı, hala bazı eksiklerim olduğunu anlatıyordum. Hızla hazırlıklarımı tamamlamaya başladım. 1 hafta içinde tüm hazırlıklarım tamamdı ama sanki birşeyler hala eksikmiş gibi geliyordu, bir heyecan kaplamıştı içimi. Son dönemlerde sıklaşan doktor kontrollerinden birinde doktorum doğumun çok yaklaştığını söylemişti! Bu beklediğimiz tarihten biraz erkendi! Panik olmuştum hemen İstanbul dışında yaşayan ailemi aradım ve doğum başlıyormuş hadi hemen gelin dedim. Benim telefonum üzerine annem de panik olmuş, paldır küldür hemen çıkıp geldiler.

Son haftalarda doktor kontrollerim iyice sıklaşmıştı neredeyse gün aşırı doktora gider olmuştuk. Kasılmalarım henüz yoktu, Oğlum beni ciddiye almış ve biraz daha içerde kalmaya karar vemişti sanırım. Her kontrolde doktorun bana verdiği tarihi biraz daha ileri atmaya başladı, doğumu tahmin ettiğimiz tarihten bir hafta geçmişti ve 40. Haftayı da doldurmuştum ama hala bir belirti yoktu, yavaş yavaş başlayan kasılmaları ben hiç hissetmiyordum. Hamileliğim boyunca normal doğum detaylarını araştırmamış, doğum videoları izlememiştim. Kendimi korkutmak ve germek istemiyordum, kendimi biliyordum ne kadar araştırırsam o kadar hazırlıklı olacak ve gerilecektim. En önemlisi doktoruma güveniyordum, beni doğru yönlendireceğini biliyordum ve her zaman herşeyin doğalından yanaydım. Herhangi bir sağlık sorunu olmadıktan sonra sezeryanla doğumu tercih etmiyordum, normal doğumdan sonra vücudun daha kolay toparlanması da beni motive ediyordu.

12 Ocak 2014

Merhaba...


Üniversitede İngilizce işletme okurken pazarlama alanında uzmanlaşmış, yetmemiş bir de işin mutfağını görmek istemiş ve Reklam tasarımı ve iletişimi bölümünde okumuş, kariyer hedefleri yüksek, çalışmayı çok seven, üniversite yılları stajlarla dolu, iş hayatı için heyecanlı bir yeni mezundum. Mezun olduktan sonra canım sevgilimle evlendik, bir süre sonra da sabırsızlandığım o iş hayatına atıldım, keyifle pazarlama alanında çalışmaya başladım ve sonrasında dijital pazarlama ve sosyla medya yönetiminde uzmanlaştım. Ev,koca, yoğun iş temposu derken çok çok koşuşturmalı, geceli gündüzlü bir temponun içerisinde buldum kendimi. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum ki 2012 yılının bana bu dünyada sahip olabileceğim en büyük mucizeyi vereceğini nereden bilebilirdim ? Hamile olduğumu öğrenmiştim! İçimde kelebekler uçuşuyordu, içim içime sığmıyordu sanki, tarifi imkansız bir mutluluktu hissettiğim.  



15.11.2012, saat 15:09’da aldım meleğimi kollarıma, Allah’ıma şükürler olsun ki sağlıkla kollarımdaydı canım oğlum, o mis kokusunu çektim içime, titriyordu, yumuk yumuk gözleriyle bakarken, beraber ağlıyorduk, titreyen sesimle ‘merhaba annecim’ oldu oğluma ilk sözlerim...



 Annelik, anne olmadan anlaşılmaz derlerdi, öyleymiş gerçekten. ‘Anne’ olmadan anlaşılacak, tarif edilecek bir duygu asla değil. O’na kavuştuğunda içinde hissettiğin güçle, açılıyor koruyucu kanatları bir ömür boyu annelerin. O’na sahip olmanla, sağlıkla kucağına almanla başlıyor onun her anına şükretmek. Geceleri uyurken nefes alıyormu diye defalarca uyanıp kontrol etmek, üşüyor mu acaba diyip üstünü örtmek, bu sefer de çok mu sıcak oldu diyip üstünü açmak, derken uyuyamamak... Gecelerce uykusuz kalsanda umursamamak, o bitmeyen gaz sancılarında saatlerce kucakta sallamak, sebepsiz ağlama krizlerinde onu sakinleştirebilmek için denemedik yol bırakmamak, gözlerinden uyku akarken şikayet etmeden saatlerce ayakta sallamak, kollarında uyuyakaldığında kıpırdarsam uyanır korkusuyla nerdeyse nefes almadan durmak, geceleri yanına aldığında onu izlemekten, koklamaktan uyuyamamak, uyuttuktan sonra ise o gün çektiğin fotoğraflarına bakıp videolarını izlemek, hatta birkaç saat sonra özlemek, kalksa da oynasak demek... Tüm günün sonunda kocayla başbaşa kaldığında yine onu konuştuğunu farketmek, kocaya daha da aşık olmak... En iyi şekilde beslenmesi için herşeyi yapmak, aşçı olmak, araştırmacı olmak, nerde en organik sebze nerde en sağlıklı meyve peşine düşmek... Emeklemesi için türlü oyunlar oynamak, ilk adımlarında ellerini tutarken ise ağlamak... Her “anne” dediğinde yüreğinin en derinlerin titremesi... Minik elleri ile yanaklarını tuttuğunda, eğilip öptüğünde dünyanın en mutlusu olmak... Şimdiden hangi okula göndereceğini düşümek, kocayla üniversiteyi yurt dışında mı okusa planları yapmak, sonra yok ben o kadar uzak kalamam yavrumdan diyip vazgeçmek... Sonra hayallere dalıp o da bir gün evlenicek demek, evlatları olucak biz de anneanne babaanne olucaz demek, sonra duygusallaşıp gözlerinin dolması demek...


Bu satırları okurken, aslında en az birini yaşamış olduğunu hatırlayarak gülümsemek ve her gün, her yeni gün bu mucizeye sahip olduğun için şükretmek; ANNE OLMAK.



Kıymetlim, canım oğlumla beraber büyürken yaşadığımız deneyimleri, her gün yeni birşey öğrendiğim anneliğimi siz anneler ve anne adayları ile paylaşmak ve sizlerinde değerli tecrübelirinizi ve yorumlarınızı ‘moms Like’da paylaşmanızı diliyorum.

Sevgiler,

Pelin Akgün