anne güncesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne güncesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2015

Hamilelikte 16. Hafta


Gebeliğimin 12. haftasında gittiğimiz doktor kontrolünde doktorum bebeğin genital tüberkül yapısının yukarıya doğru oluşundan bebeğin cinsiyetini erkek olarak tahmin etmişti. Fakat tabiki 12. haftada yanılma payı çok yüksek olduğu için doktorum cinsiyet tahmini için kesin bilgiyi 16. haftada konuşabiliriz dedi.

O bir ay nasıl geçer derken 16.hafta çattı geldi, bu süreçte bebeğin cinsiyetine dair tahminler de iyice artmıştı. Ağırlıklı kız bebek tahminleri yapılırken, daha ilk günden itibaren erkek diyenlerde vardı. Kontrole giderken hayli heyecanlıydım kabul ediyorum.


 Doktorum ultrasonografik kontrole başladığında bebeğimin yüz üstü yattığını gördük, Kaan'ı hiç böyle yatarken görmemiştik. Bebeğim minyatür bir insan modelindeydi, tüm organları gelişmiş artık hacmen büyüyecekti. Son gördüğümüzden bu yana bile hayli büyümüş, boyu 16 cm olmuş ve 164 gr ağırlığındaydı. Tüm kontrolleri yapıldı, herşey yolunda çok şükür. En sonunda kendini de gösterdi benim canım minik bebeğim, ikinci bir oğlum oluyor!!!! Heyecanım tarifsiz! Kaan'ımın ömür boyu yanında olucak bir kardeşi geliyor ! Çok mutluyum... 16. haftanın şüphesiz en güzel haberiydi minik oğlum!


13 Ocak 2015

Oğlum'a, Kaan'ıma...



Her erkek düşkündür annesine. Hayata gözlerini açtığı andan itibaren gördüğü ilk kadın, kokusunu doyasıya içine çektiği ilk kadın olduğu için belki de...


Erkekler annecidir, doğru. Biz de öyleyiz oğlumla, bu düşkünlüğü de o kadar hoşuma gidiyor ki.... Düşkünlüğün ötesinde hatta, aşk dolu sevgi dolu...
O, minik elleriyle bir tutar ki yanaklarımı sımsıkı, şöyle sabitler başımı, bir bakar gözlerimin içine çok derinlerine, sonra bir de bir öper beni, elim ayağım kesilir, içim, kalbim sızlar işte o an... Kesinlikle tarifi olmayan bir sevgi bu, adını koyamadığım...

30 Aralık 2014

Kaan'ım 2 Yaşında!



Canım, kıymetlim, oğlum, 2 sene önce bugün seni kollarıma aldığımda, zamanın bu kadar su gibi akıp gideceğini tahmin bile edemezdim. Hele 1 yaşından sonra avuçlarımından akıp gitti sanki zaman, birden büyüdün oğlum. 2 yaşına girmeden sen, abi olacağını öğrendik, daha da büyüdün gözümüzde oğlum. Nasıl bir abi olacağını düşündükçe, gözlerim doluyor oğlum, benim canım büyüdü, bir de abi olucak diyorum, içten içe...



Her geçen gün söylediklerinle şaşırtıyorsun bizi, artık kocaman bir çocukmuşsun gibi iletişime geçiyoruz seninle, sevdiğin, sevmediğin şeyler var, tercihlerin var. Herşeyi kendin yapmak istiyorsun, mesela montunu kendin çıkarmak, kıyafetlerini dolaptan almak, odanın ışığını kapatmak, yemeğini yemek, asansörün tuşlarına basmak, ayakkabını giymek gibi uzar gider bu liste.

25 Kasım 2014

İkinci kez Anne Oluyorum!!!


Merhaba Bebeğim,

Bugün ayın 28'i,  2014 Ekim, bugün ilk kez tanıştık seninle bebeğim, ilk kez merhaba dedim sana, o minicik miniminicik halini gördükten sonra ultrasonda...

Aylar aylar sonra yine tarifsiz kelebekler uçuşuyor içimde bebeğim... Sebebi de sensin...

Bundan tam 1 hafta önce seni o kadar çok hissettim ki içimde, evet şu an seni hissetmeme imkan olmasa da, hissettim işte...

Bir gece önce inanılmaz bir heyecan kapladı içimi, kalbim çarptı çok, kendime söz geçiremedim, zor uyudum, uyumadım, sabahı zor ettim, sonra soluğu eczanede aldım, kimseye birşey söylemedim, neden bilmiyorum.

Daha önce hiç böyle birşey hissetmemiştim, varlığını öğrenmek için kalbim çarpıyordu, acaba mı? diyordum, testi yaptım ve sonrasında Kaan uyandı ağlayarak, yanımda olmak istedi, kucağımda uyumaya devam etti, Hissetti sanki. Tam 45dk kucağımda uyudu, ve o 45 dk bana 45 saat gibi geldi, geçmedi...  Heyecandan ölüyordum...

28 Eylül 2014

Oğlum'a... Bir Yaz Günlüğü...


1 yaşından sonra çok hızlı büyümeye başladın oğlum. Bebeğiyle her anını geçirebilen şanslı annelerden biri olsam da zamanın nasıl geçtiğini anlamadım desem olur.

Bebekliğin o kadar sakindi ki, hep böyle devam edeceksin diye düşünüyordum ama sen her geçen gün daha da hareketlenmeye başladın oğlum. 1,5 yaşından sonra ise büyüme hızın ivme kazandı sanki,  dün daha bebekmişsin gibi davranıyorken sana, birden çocuk oldun.  Halbuki daha dün gibi, ilk adımlarını atmaya başladığına heyecanlanmamız. Şimdi seninle koşuyoruz, çim sahalarda top oynuyoruz, parklarda çok eğleniyoruz.

Yazın gelmesiyle seni alıp Ege sahillerine kaçtım hemen. Kuşadası’ndaki yazlığımızda aldık soluğu, tabii yazlığımızın imkanları da senin daha da hareketlenmene zemin hazırladı doğrusu.
Evimizin etrafındaki parklarda saatlerce vakit geçirdik seninle. Defalarca kaydıraktan kayıyordun mesela, yorulmadan, pes etmeden. Salıncak öncelikli tercihin değildi, şöyle atlamamış olmak için biraz sallanıyordun o kadar, sonra biraz tahterevalliye biniyorduk karşılıklı, sonra da başlıyorduk demirlere  tırmanmaya.

26 Mayıs 2014

Oğlum 1.5 Yaşında ...


Zaman nasıl da su gibi akıp geçiyor.. Daha dün gibiyken seni ilk kucağıma aldığım gün canım oğlum, şimdi 1,5 yaşında oldun bile. Her geçen gün ben de seninle birlikte büyüyorum, büyüyoruz..

Sağa sola dönmeye başlamalarına heyecenlanırken, emeklemeye sonra da  yürümeye başlayacağın günleri iple çekerken, şimdi bir dakika durmadan koşuyorsun oğlum..

Çooook hareketlisin, hiiiç durmuyorsun, her anımız 'dur oğlum, atlama oğlum, yapma oğlum' larla geçiyor. Şİkayetçimiyiz?, hayır tabiki, biz de seninle birlikte koşuyoruz oğlum.

Evin içinde yakalamaca oynamak en sevdiğin oyunlardan, nasıl hızlı koşuyorsun, arkanda geliyor muyuz diye de sürekli bizi kontrol ediyorsun. Gelmezsek, gelip elimizden tutup kaldırıyorsun bizi, hadi koşun peşimden diye :)

3 Şubat 2014

Muhteşem İlk Yıl



Hamile olduğumuzu öğrendiğimiz andan itibaren içimizde uçuşan kelebekleri,  yaşadığımız mutluluğu, tarifi imkansız sevgimizi bebeğimizle paylaşmaya başlıyoruz. İlk ultrason görüntüsünü saklamayanımız var mı???
Elimiz sürekli karnımızın üstünde, karnımızı okşayarak bebeğimizle konuşuyoruz, gece yatarken sessizce iyi geceler bebeğim diyor, sabah ilk ‘günaydın’ı ona söylüyoruz. Yaşadığımız duyguları kağıda dökmeye karar veriyor, günlükler tutmaya başlıyoruz, tüm duygularımızı, hamilelik boyunca yaşadıklarımızı, o minik bebeğimizin hafta hafta gelişimini bu günlükte topluyoruz, ultrason görüntülerini yapıştırıyoruz, ilk hareketli videosunu saklıyoruz.

Bol bol hamile fotografları çektiriyoruz,  9 aylık o müthiş gelişimi, karnımızın ne kadar büyüdüğünü  görmek için her ay aynı yerde aynı kıyafetleri giyerek  fotograf çektirenlerimiz yok mu??? 


30 Ocak 2014

İyi ki Doğdun Oğlum !


15 Kasım 2012 15:09'da bir meleği, seni verdiler kollarıma, yanağın yanağıma değdi, o mis kokunla, ağlarken titreyen dudaklarınla titrettin içimi, tarifi olmayan bir aşktı bizimkisi...



Uzun, kıskandıran bakışmalarımız başladı sonra, anne kokusuyla göğsümde uyuyakalmaların harikaydı. İlk gülümsemenle, ilk agularla çılgına döndüm sonra. 


12 Ocak 2014

Merhaba...


Üniversitede İngilizce işletme okurken pazarlama alanında uzmanlaşmış, yetmemiş bir de işin mutfağını görmek istemiş ve Reklam tasarımı ve iletişimi bölümünde okumuş, kariyer hedefleri yüksek, çalışmayı çok seven, üniversite yılları stajlarla dolu, iş hayatı için heyecanlı bir yeni mezundum. Mezun olduktan sonra canım sevgilimle evlendik, bir süre sonra da sabırsızlandığım o iş hayatına atıldım, keyifle pazarlama alanında çalışmaya başladım ve sonrasında dijital pazarlama ve sosyla medya yönetiminde uzmanlaştım. Ev,koca, yoğun iş temposu derken çok çok koşuşturmalı, geceli gündüzlü bir temponun içerisinde buldum kendimi. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum ki 2012 yılının bana bu dünyada sahip olabileceğim en büyük mucizeyi vereceğini nereden bilebilirdim ? Hamile olduğumu öğrenmiştim! İçimde kelebekler uçuşuyordu, içim içime sığmıyordu sanki, tarifi imkansız bir mutluluktu hissettiğim.  



15.11.2012, saat 15:09’da aldım meleğimi kollarıma, Allah’ıma şükürler olsun ki sağlıkla kollarımdaydı canım oğlum, o mis kokusunu çektim içime, titriyordu, yumuk yumuk gözleriyle bakarken, beraber ağlıyorduk, titreyen sesimle ‘merhaba annecim’ oldu oğluma ilk sözlerim...



 Annelik, anne olmadan anlaşılmaz derlerdi, öyleymiş gerçekten. ‘Anne’ olmadan anlaşılacak, tarif edilecek bir duygu asla değil. O’na kavuştuğunda içinde hissettiğin güçle, açılıyor koruyucu kanatları bir ömür boyu annelerin. O’na sahip olmanla, sağlıkla kucağına almanla başlıyor onun her anına şükretmek. Geceleri uyurken nefes alıyormu diye defalarca uyanıp kontrol etmek, üşüyor mu acaba diyip üstünü örtmek, bu sefer de çok mu sıcak oldu diyip üstünü açmak, derken uyuyamamak... Gecelerce uykusuz kalsanda umursamamak, o bitmeyen gaz sancılarında saatlerce kucakta sallamak, sebepsiz ağlama krizlerinde onu sakinleştirebilmek için denemedik yol bırakmamak, gözlerinden uyku akarken şikayet etmeden saatlerce ayakta sallamak, kollarında uyuyakaldığında kıpırdarsam uyanır korkusuyla nerdeyse nefes almadan durmak, geceleri yanına aldığında onu izlemekten, koklamaktan uyuyamamak, uyuttuktan sonra ise o gün çektiğin fotoğraflarına bakıp videolarını izlemek, hatta birkaç saat sonra özlemek, kalksa da oynasak demek... Tüm günün sonunda kocayla başbaşa kaldığında yine onu konuştuğunu farketmek, kocaya daha da aşık olmak... En iyi şekilde beslenmesi için herşeyi yapmak, aşçı olmak, araştırmacı olmak, nerde en organik sebze nerde en sağlıklı meyve peşine düşmek... Emeklemesi için türlü oyunlar oynamak, ilk adımlarında ellerini tutarken ise ağlamak... Her “anne” dediğinde yüreğinin en derinlerin titremesi... Minik elleri ile yanaklarını tuttuğunda, eğilip öptüğünde dünyanın en mutlusu olmak... Şimdiden hangi okula göndereceğini düşümek, kocayla üniversiteyi yurt dışında mı okusa planları yapmak, sonra yok ben o kadar uzak kalamam yavrumdan diyip vazgeçmek... Sonra hayallere dalıp o da bir gün evlenicek demek, evlatları olucak biz de anneanne babaanne olucaz demek, sonra duygusallaşıp gözlerinin dolması demek...


Bu satırları okurken, aslında en az birini yaşamış olduğunu hatırlayarak gülümsemek ve her gün, her yeni gün bu mucizeye sahip olduğun için şükretmek; ANNE OLMAK.



Kıymetlim, canım oğlumla beraber büyürken yaşadığımız deneyimleri, her gün yeni birşey öğrendiğim anneliğimi siz anneler ve anne adayları ile paylaşmak ve sizlerinde değerli tecrübelirinizi ve yorumlarınızı ‘moms Like’da paylaşmanızı diliyorum.

Sevgiler,

Pelin Akgün