28 Ağustos 2014

Probiyotik ile Yoğurt Mayalama

Kaan ek gıdaya geçtiği günden bu yana yemeklerine gösterdiğim özeni, yoğurdunu mayalamaya da gösteriyorum. Bugüne kadar elde olmayan sebeplerle birkaç gün atlamış olsam da, yorgunluktan unutup gece çok geç hatırladığım günlerde dahi,yatağımdan kalkıp o yoğurdu mayaladığımı günler olmuştur.  Yoğurt bebek beslenmesinde çok önemli bir besin, öncelikle sağlıklı ve yüksek miktarda protein, kalsiyum, fosfor, iyot, flor ve çeşitli vitaminler içeriyor, bu sebeple çocukların beslenmesinde  bolca yer almalı. Doktorumuz  Kaan için sütü sınırlı tut ama yoğurtta sınır koyma, yiyebildiği kadar yesin der, her zaman. 

Kaan’ın doktor kontrollerinden birinde doktorumuzun Kaan’ın yoğurdunu mayalarken probiyotik eklememi söylemesi üzerine yoğurdunu probiyotik ile mayalamaya başladım. Probiyotikler, kapsül, damla, toz ve gıda şeklinde bulunuyor. Eczanelerde damla şeklinde ve toz halinde tek kullanımlık paketleri, 20 küçük saşe olarak kutular içinde bulabilirsiniz ya da marketlerde satılan probiyotik yoğurtları maya olarak kullanabilirsiniz.

26 Temmuz 2014

Uykuda Terleyenler için İyi bir Çözüm Önerisi Var... !!!


Bazı ürünler vardır olsa da olur olmasa da eksiklikleri hissedilmez ama bazıları vardır gerçekten ihtiyaç olan, hayatınızı kolaylaştıran.
Benim eşim gece uyurken özellikle baş kısmından çok terleyen biri, o yastık kılıfı, hatta yastık sucuk gibi olur,gece boyu ters düz edilir. Değiştirilen t-shirt sayısı  ise beşi altıyı bulur, sıksam su çıkacak kadar. Bu çok hafif bir sorun gibi görünse de insanın hayatını gerçekten zorlaştıran bir durum,  yaşam kalitenizi düşürüyor çünkü kesintisiz bir uyku uyuyamıyorsunuz.

Babam da aynen bu şekilde gece uykusunda çok terler, annem yıllarca terlemeyi önleyici farklı farklı ne kadar yastık aldıysa bu sorunu çözemediler.

Önce babamda sonra eşimde bu sorunu yaşarken şimdi de oğlumda da bunu yaşıyorum. Uyurken baş kısmından aşırı terliyor, uykudan uyandığında duştan çıkmış gibi saçları sırıl sıklam oluyor. Uyandıktan sonra önce saçlarını havluyla kurluyorum kışın ise saç kurutma makinesiyle kurutmak zorunda kaldığım zamanlar oluyor. Hele bu sıcak yaz günlerinde...

11 Temmuz 2014

Bebekle Uçak Yolculuğu !!!


Bebekle uçak seyahati fikri beni her zaman ürkütmüştür.Yıllarca uçakta ağlayan, hatta ağlamaktan katılan bebeklere hep üzülmüş, özellikle de hamileyken kendimi annelerinin yerine daha çok koyup gerilmişimdir. Ya çok ağlarsa, ya hiç kucağımda durmazsa, ya herkes sustur çocugunu der gibi bana bakarsa.. Neyseki Kaan doğduğundan beri yaptigimiz uçak seyahatlerinde hiç zorlanmadım hatta birkaç kez Kaanla başbaşa seyahatlerimiz de oldu. Uçak kalkarken kulaklarında basınç olmasın diye hemen emzirmeye başlıyordum ve memede uyuyakaliyordu, emmese dahi uçak ininceye kadar memede tutuyordum ve uçak inişe geçtiğinde uyusa dahi uyandırıp tekrar emziriyordum. Böylece uçuş boyunca sesi çıkmayan bir bebekle seyahat etmiş oluyordum.

Kaan'ı 16 aylıkken memeden kestim ve o günden sonra ilk kez başbaşa bir uçak seyahati yapacaktık. Bu seyahat için haftalar öncesinden strese girdim diyebilirim, oldukça gergindim, hatta önce eşime ben tek başıma yapamıycam galiba dedim çünkü Kaan artık çok hareketli ve bir dakika yerinde durmuyor, yanımda oturan kişiyi rahatsız ederse, çok ağlarsa, kucağımda durmak istemezse, yürümek isterse, ne yaparım diye bir sürü soru işareti vardı kafamda.

Eşim üniversite yıllarında 3 yıl steward'lık yaptığı için sürekli beni telkin ediyordu, sakin ol Pelin, gerekirse hosteslerden yardım istersin, kalkıp koridorda yürürsün bir şekilde sakinleşir..

45- 50 dakikalık uçuş gözümde 4,5 - 5 saat gibi büyümüştü fakat ne kadar gerilsemde bu yolculuğu yapacaktık, ben de Kaan'ı en iyi şekilde nasıl oyalarımın yollarını düşündüm.

7 Temmuz 2014

Diş Buğdayı



Geçen yıl Temmuz ayında Kaan 8. ayını doldurdu ve 8. ay itibariyle ilk dişlerimiz görünmeye başladı.İlk dişlerin görünmesiyle de anneannemizin evinde yazlıkta olduğumuz o dönemde hemen diş buğdayımızı planlamıştım.

Diş buğdayının ne olduğunu, ne için ve ne zaman yapıldığını anne olmadan önce hiç duymamıştım, bu da anneliğimle birlikte haberdar olduğum konulardan biri. Diş buğdayı eski bir Anadolu geleneğiymiş, bebeklerin ilk dişi göründüğü zaman, bebeğin dişleri sağlıklı, düzgün, güçlü ve inci gibi olsun diye yapılan bir tören.

Geleneğe göre bebeğin 20 tane süt dişi de buğday gibi sağlıklı, güçlü, düzgün, inci gibi olsun diye ve çocuğun bereket içinde, sağlıklı büyümesi ve bereketli bir yaşam sürmesi için başının üzerinden 20 tane buğday tanesi dökülüyor.
Biz de tüm güzel dileklerimiz eşliğinde oğlumun başından aşağıya 20 tane buğday tanesi serpmiştik.

Aynı zamanda aşurelik buğday kaynatılıyor, haşlanmış nohut, çeşitli kuruyemiş ve şekerlemeler ile karıştırılıyor ve gelen misafirlere ikram ediliyor. Aslında kaynatılan aşurelik buğdaya, eklenen yemiş, şekerlemeler, toz şeker, nar, meyve parçaları vs. tamamen sizin tercihiniz, ana malzeme aşurelik buğday, sadece kuruyemiş de ekleyebilirsiniz ya da daha farklı kuru meyveler ve şekerlemelerle süsleyebilirsiniz. Canım annem, kuruyemiş,( fındık, badem, kaju, antep fıstığı, ceviz), kuru kayısı, kuru üzüm, kuru incir, ve leblebi şekerler ile bize harika diş buğdaylarımızı hazırladı. Nefis olmuştu, kesinlikle tavsiye ederim.

2 Temmuz 2014

Kaymaklı Güllaç Tarifi


Güllaç, Ramazan ayının vazgeçilmez tatlılarından biridir. Benim içinse tek tatlısı diyebilirim, her Ramazan ayında bolca yerim hatta üniversite yıllarımda gece ders çalışırken sipariş vermeye bayılırdım. Son yıllarda kendim yapıyorum, eşimin teyzesinden harika bir kaymaklı güllaç tarifi aldığımdan beri sadece bu tarifi yapıyorum, eşim kaymaklı güllaca bayılıyor.

Ben hep güllacın üzerine kaymak koyup yerdim fakat kaymağı güllacın içine koyarak yapınca da harika oluyor daha önce denemediyseniz, kesinlikle denemenizi tavsiye ederim.


30 Haziran 2014

Baby Shower !!!


Hamileliğim zamanında çalıştığım için bazı hazırlıklarımı izne ayrıldığım döneme ertelemiştim. Bunlardan biri de planladığım Baby Shower dı. Doğumdan sonra bebeğimle daha fazla vakit geçirebilmek için yasal olarak çalışabileceğim son zamana kadar çalışıp, 37.haftamda izne ayrılmıştım.

Özel günler benim için her zaman çok önemlidir, hep en iyi şekilde hazırlanmaya çalışırım. Günler, haftalar ve bazen aylar öncesinden düşünmeye, planlar yapmaya başlarım. Özellikle kendim uğraşmaya, kendim birşeyler hazırlamaya da bayılırım, bu küçüklüğümden beri hep öyle oldu. O zamanlar da bile hep en farklı hediyeyi hazırlamaya çalışır, yaptıklarımla herkesi şaşırtmaya bayılırdım.

Baby Shower partim için de yine haftalar öncesinden düşünüp, araştırmalar yapmaya başladım, yoğun çalıştığım için her an fırsatım olamıyordu.  Öncelikle tabiki bir tema belirlemem gerekiyordu. Kaan'ın oda takımını denizci temasında seçmiştim, marin temasını ben çok seviyorum oradan esinlenerek Baby shower için de marin temalı bir parti hazırlamaya karar verdim. Sizlere fikir veresi açısından partinin detaylarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

26 Haziran 2014

2 Yaş Sendromuna Giriş !!!



2 yaş sendromuna giriş diyorum çünkü bu sendrom  giriş gelişme ve sonuç olarak bir seri olucak sanırım.2 yaş sendromunu oğlum olmadan önce de hep çocuklu arkadaşlarımdan dinlerdim ve itiraf ediyorum oof ne kadar da abartıyorsunuz, gitmeyin üstüne, bu kadar kendinizi yıpratmaya değer mi derdim! Şimdi söylediğim herşey için çok pişmanım!!!

Kaan 1,5 yaşına girdikten sonra, yavaş yavaş 2 yaş sendromları başlıyacak ve giderek de artacak diye doktorumuz beni uyarmıştı. 2 yaş sendromu, Kaan da ne gibi değişiklikler yaşanabileceği ve biz ebeveynlerin nasıl davranması gerekliliği üzerine uzun uzun konuşmuştuk.

Sonraki günlerde ise hayatımızda hiçbir değişiklik olmadı, ufak tefek istekleri ve tutturmaları dışında... Onu da çok uzamadan çözebiliyorduk, galiba biz bu süreci hafif geçireceğiz diye düşünmeye başlamıştım ki!, ne kadar da erken karar verdiğimi anladım!!

2 YAŞ SENDROMUNA KENDİNİZİ HAZIRLAYIN!
Biz ebeveynlerin ilk önce yapması gereken şey; Çocuğuma ne oluyor??, her geçen gün şımarık bir çocuk mu oluyor?? demeden, öncelikle 2 yaş sendromunun başlıyor olduğunu ve bu sendromu sadece kendi çocuğumuzun yaşamadığını ve bunun bir hastalık olmadığını kabul etmek. Bu döneme çocuğumuzun bağımsızlığını geliştirdiği, birey olma yolunda ilk adımlarını attığı bir gelişim dönemi olarak bakmak en doğrusu. Çünkü 2-3 yaş döneminin görevi özerklik geliştirmektir. Çocuk bu dönemde bağımsızlığının farkına varıyor, özellikle yürümeye başlayıp ilk kez annenin desteği olmadan birşey yaptığını farkettiğinde, kendini ve etrafını kontrol edebilmek ve bu özgürlüğü yaşamak istiyor.

Diğer yandan da bu dönem şüphesiz ki ebeveynlerin çocukların gelişiminde en zorlandıkları ve yoruldukları dönem oluyor.